Okula Dönüş

Okula dönüş hazırlıkları birçok bilinmezi de beraberinde getiriyor. Hibrit eğitim modeli, okul ücretleri, ailelerin planlaması... Okulları profesyonel hayatın bakış açısıyla sizin için yorumladık.

Çocukluğumda ağustos ayının son haftası tatilin bittiğinin, okulların açılacağının habercisiydi. Hüzünlüydü. Okul takvimine göre, 2 hafta önce İstanbul’a dönerdik. Döndüğümüz anda hüzün yerini heyecana bırakırdı arkadaşlarıma kavuşmak için. Hemen okula gider kayıt işlemlerini tamamlardık. O esnada elimize tutuşturulan liste ile okul alışverişi yapardık. Bizim takvimimiz belliydi.


Çocukluğumda ağustos ayının son haftası tatilin bittiğinin, okulların açılacağının habercisiydi. Hüzünlüydü. Okul takvimine göre, 2 hafta önce İstanbul’a dönerdik. Döndüğümüz anda hüzün yerini heyecana bırakırdı arkadaşlarıma kavuşmak için. Hemen okula gider kayıt işlemlerini tamamlardık. O esnada elimize tutuşturulan liste ile okul alışverişi yapardık. Bizim takvimimiz belliydi.


Covid Belirsizliği Sürüyor...


Şimdi Koronavirüs sebebiyle büyük bir belirsizlik var. Okula dönüş tarihi, eğitim durumu, online eğitim modeli mi yüz yüze mi, eğitim başlama tarihi, okul ücretleri vs. Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından bizzat açıklanan bir takvim var ama takvime uyulamayacağı konuşuluyor. Aileler programını bu takvime göre yapmak zorunda. Yani en büyük yük, bu belirsizlik hali içinde hareket etmek zorunda olan, çocuklarının eğitimi için kaygı duyan ailelerin omuzlarında.


Her ebeveyn, kendi çocuğunun iyi eğitim alması ve iyi yetişmesi için kaygı ve endişe duyuyor. Haklılar. Bunu PISA skorlarından okumak mümkün.


Yetiştirmekte Zorlanıyoruz


En son 2018’de yapılan araştırmanın sonucuna göre 72 ülke arasında fen bilimlerinde 52, matematikte 49, kendi dilinde okumada ise 50'inci sırada yer alıyoruz.


15 yaşında 52. olan gençlerimiz bilgi üretme ve bilgiyi yorumlama konusunda 15 yıl sonra da 52. olacaklar iyi ihtimalle.


Ağaç yaşken eğilir. Hatta o kadar ki, yapılan çalışmalar neticesinde beyin gelişiminin en önemli evresinin 0-3 yaş aralığı olduğunu öğrendik.


Hele bir şu yaşa gelsin, biz eğitiriz öğretiriz düşüncesi yeterli olmuyor. Dolayısıyla anne ve babaların çocuklarının eğitimi ve gelişimi için kaygı duymaları tedirgin olmaları son derece normal. Çocuklarının geri kalmasını istemiyorlar.


Hangi Çevresel Faktör Önemli?


Çocukların gelişiminde ailenin etkisi çocuğun yaşı ilerledikçe %12’ye kadar geriliyor. Okul spor sanat gibi tecrübeler çevresel faktörler devreye giriyor. Okulun, çocuğun hayatının önemli bir zaman dilimini kapsadığını düşünürsek, çocuğun gelişiminde okul aileden daha ağırlıklı paya sahip.


Çocuklarını okullara emanet edecek, hanelerinin geçimi için elzem olan işlerine gidecekler. Her anlamda çocukların gelişim sorumluluğunu üstlenen okullarımıza, öğretmenlerimize ve yönetenlere büyük sorumluluk düşüyor.


Okullarda Durum Ne?


MEB’e bağlı öğretmenlerin mutlu olmadığını, sınıfta neyi yapıp yapmayacağına karar veremediklerini biliyoruz. Çok az yetkileri var. Bu öğretmenlerimizin, mevcut durumda uzaktan eğitim modeline adaptasyonu nasıl olacak!


“Mutlu öğretmen sağlıklı öğrenci yetiştirebilir.”


Okullar hangi sistemde eğitim verecek? Yeni bir kavram Hibrit Eğitim Modeli geliştirildi. Online ve yüz yüze eğitim modellerinin birlikte uygulanması anlamına geliyor. 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı takvimi açıklandı. Takvime göre 21 Eylül 2020’de eğitim başlıyor ama kimsenin yüksek sesle telaffuz etmediği şey; yüz yüze eğitim 21 Eylül’de başlamayacak.


Tam da bu ortamda, sistem belirsizliği olan zamanda, yatırımını sistemden ziyade ihtişamlı binalara, öğretmen kalitesinden ziyade demirbaş/ekipman kalitesine yapan eğitim kurumları şu anda peşin aldıkları eğitim ücretlerini iade edemiyorlar. 


Eğitim kurumlarının birçoğu, velileriyle profesyonel zemine oturmuş sağlıklı bir iletişim kuramıyor, kaçak dövüşmeyi tercih ediyor.


Velileri bir araya getirerek onlara samimiyetle


“Önümüzde belirsiz bir dönem var. Biz de sizin gibi gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu süreçte önce öğrencilerimizi sonra da siz velilerimizi mağdur etmemek için çalışıyoruz.”


mesajı verseler birçok aile daha huzurlu olacak. Aileler doğal olarak önce çocuklarının eğitimi sonra da ticari konularda son derece kaygılılar.


Pazarlama İletişimi


Tüm bunların sebebi birçok eğitim kurumunun pazarlama iletişimi stratejisi yok. Nasıl ki her okulun yemekhane ve okul servisi hizmeti var, pazarlama iletişimi stratejisi de olmak zorunda.


Merkezi İletişim Ekibi 


Yine bir başka önemli nokta, birçok eğitim kurumunda 6-7 kişiden oluşan merkezi iletişim ekibi de yok. Çeşitli bölümlerden, yönetim kurulu, muhasebe, finans, öğretmenler, öğrencilerden birer kişinin katılımıyla bir iletişim ekibi kurulsa aileler ve öğrencilerle daha sağlıklı iletişim kurulabilir.


Satış Stratejisi


Kurumların farklı fiyatlama ve ticari yaklaşımları, kurumsal bir satış stratejisinin de olmadığını bize gösteriyor. Üniversitelerin birçoğu, kayıt döneminde tanıtım faaliyeti adı altında, satış görüşmelerini öğretim görevlilerine yaptırıyor. İnsanların en değerli varlıkları çocuklarıdır. Çocuklarının eğitimi ve gelişimi için onları emanet edecekleri kurum ile görüşme sağladıklarında karşılarında profesyonel bir ekip bulsalar daha sağlıklı olmaz mı?


Öğretmen, öğretici bilgi aktarıcıdır. Bu tanıtım faaliyeti şeklinde tanımlanan süreç tamamen bir satış sürecidir. Takdir edersiniz ki satış yapmak için bilgi aktarımından fazlasına ihtiyaç var.


Eğiticinin Profesyonel Eğitimi


Bu görüşmeyi yapacak kişilere, pazarlama stratejilerine göre geliştirilmiş kuruma özel satış eğitimi verseler ne güzel olur. Satış teknikleri, iletişim becerileri, müzakere araçları ve kriz yönetimi gibi konularda desteklenmiş güçlendirilmiş bir ekip, kurumun imajına güç katar.


31 Ağustos 2020 Pazartesi günü ilk adımı atılacak ve 21 Eylül 2020 Pazartesi günü başlayacak olan eğitim ve öğretim yılı tüm öğrenci, öğretmen ve anne-babalara hayırlı olsun. Genç arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.


Sevgilerimle,

Alper Bora

12 görüntüleme

Nisbetiye, No 31, Tören Sk., 34340 Beşiktaş/İstanbul

 

0212 936 0506