Demokratik ortamlarda çalışanlar daha başarılı, daha mutlu ve kurum aidiyeti daha yüksek.
  • iletisim@satisterzisi.com

Yazılar 

  • 23 Ekim 2017
  • 390 Görüntülenme

Yapılan araştırmalar iş ortamında çalışana duygu, düşünce, öneri ve katılımlı çalışma özgürlüğü, demokratik ortamlar sağlanan kişilerin daha başarılı, mutlu ve kurum aidiyetinin yüksek olduğunu gösteriyor. Peki, biz neden çalışanları ve ekipleri aynı kalıplara sokmak için çaba harcıyoruz?

Bu anlamda, çoğu ekipte göz ardı edilen kavramlardan bir tanesi de öğrenme kültürüdür. Herkesin öğrenme mekanizması farklı çalışır. Kimi yaşayarak, hata yaparak öğreniyor kimi dinleyerek ya da gözlemleyerek. Önemli olan kişinin öğrenme sürecinin kurumun kültürüne ne kadar uyumlu olduğudur.

Kendi öğrenme sürecine uygun bir ortamda öğrenen kişiler aynı zamanda o konuyu içselleştirir. Yani öğrendikleri kalıcı olur.

Kalıcı şekilde öğrenme kişinin o konuda uzmanlaşması için gerekli ilk adımdır. O konuda farklı yöntemler geliştirip uygulayabilir. Ve ezber bozan vakalarda, kriz ortamlarında, alternatif çıkış yolları çizilebilir.

Öte yandan, öğrenme mekanizması ile şirketin iş yapma kültürü uyumlu olan kişileri başarılı, uyumsuz olan kişileri ise başarısız olarak etiketliyoruz. Onları başarılı ya da başarısız yapan çevresel faktörleri hesaba katmıyoruz. Bu yüzden başarılı olarak etiketlenenler terfi edince ya da takımları değişince başarısız olabiliyorlar. Başarısız olarak etiketlenenler başka işlerde son derece başarılı olabiliyorlar.

Şirketlerin çalışanlarına alan tanıması, o sınırlı alanda özgür bırakması ve fikirlerini uygulamasına fırsat vermesi kişilerin performansını orta ve uzun vadede yukarı çekecektir. Burada üzerinde durulması gereken, verilen serbestliğin yöneticiler tarafından kontrol edilmesidir. Kontrol etmeyi hala birçok yönetici baskı ve dayatma üzerine kurulu iletişim ile karıştırıyor.

Peki iş hayatı herkesin öğrenme sürecine tahammül edecek kadar sabırlı mı? Tabii ki hayır. Ülkemizde hemen herkesin işinin acil olması, zaman baskısı, satış baskısı ve yüksek beklentilere hemen cevap istenmesi gibi sebeplerden dolayı kişilere serbestlik tanınmıyor. Kalıcı öğrenmeleri için tahammül gösterilmiyor. Bunun yerine “şunu dene, bunu yap” gibi direkt sonuç odaklı yaklaşımlar uygulanıyor. Öğrenme kalıcı olmayınca başarı da verimlilik de ancak tesadüflere kalıyor.

Satış Terzisi’nde düzenlediğimiz satış eğitimlerinde aynı bilgiyi herkese verir, herkesin bu bilgileri farklı biçimde uygulamasına olanak tanırız. Böylelikle öğrenilen satış teknikleri kalıcı olur, satış başarısı süreklilik kazanır.